Doğal ve tarihî
anayolların üzerinde bulunan Kayseri, Erken Tunç, Çağın’dan bu yana önemli bir
yerleşim merkezi oldu. 5 bin yıl öncesinden günümüze pek çok uygarlığa beşiklik
eden ve her dönemde önemini koruyan Kayseri ili; Asurlular, Hititler, Kilikya
Krallığı, Persler Kapadokya Krallığı. Roma Bizans İmparatorluğu, Anadolu
Selçukluları, Beylikler ve Osmanlı Devletine ev sahipliği yaptı.
Kayseri’de
İlk Yerleşimler
Kayseri ve çevresindeki
ilk yerleşim alanı, şehrin 20 kilometre kuzey doğusunda yer alan ve Anadolu’nun
en eski yazılı kaynaklarının bulunduğu Kültepe ( Kaniş/ Karum) Höyüğü ’dür. M.Ö
3 binden Roma Dönemine kadar önemini koruyan bu merkezde yerleşim Erken Tunç Çağın’da
başlar.
Mezopotamya’nın kuzeyine
yerleşen Asurlular, Anadolu’da “Karum” adını verdikleri büyük ticaret
kolonileri kurdular. Bunlar arasında yer alan Kültepe Kaniş Karum’u diğerlerini
de denetimi altında tutan ve doğrudan Asur’a bağı olan büyük bir merkezdi.
Kültepe’nin ilk sakinleri
olan Asurlulardan sonra bu bölge Hititler' in( M.Ö 1800) hâkimiyetine geçti.
Kayseri içerisinde Hititlere ait eserlerden bazıları Develi ilçesinin Gümüşören
( Fraktin) mahallesinde, Tomarza ilçesi İmamkulu mahallesinde, Pınarbaşı ilçesi
Karakuyu mahallesinde, Sarıoğlan çiftlik mahallesinde, Erkilet Karapınar
mahallesin= de, Hisarcık mahallesinde ve Eğriköy’ de yer alır. Hitit
İmparatorluğu, M.Ö 1200’Iü yıllarda Anadolu’ya giren deniz kavimleri göçü ile
ortadan kaldırdı. Bu tarihten itibaren Geç Hitit Şehir Devletleri kuruldu. Bu
devletlerden Tabal Krallığı, Kayseri sınırları içerisinde yer alır. Akkışla
ilçesi Kululu mahallesinde bulunan kalıntılar, bu krallığın başkenti
olabileceğini kanıtlamaktadır. Trakya’dan Anadolu’ya göç eden Frigler, Kral
Midas döneminde Gordion'u başkent edindikleri zamanlarda Orta
Anadolu’yu da
egemenlikleri altına aldılar.
Doğudan gelen Kimmerler
M.Ö 690 yılında Başkent Gordion ile birlikte Kaniş’ i de ele geçirip tahrip
ettiler. Bu durum Kaniş’in önemini kaybetmesine neden oldu. Bu dönemde,
bölgenin kutsal dağı kabul edilen Erciyes’in ( Argaios) kuzey eteğindeki yeni
yerleşim yeri Mazaka ön plana çıkmaya başladı. Kayseri’nin ilk adı kabul edilen
Mazaka’ya , Roma devrinde “ imparator şehri” anlamına gelen Kaisareia adı
verildi.
Bu isim; Araplarca
Kaysariya, Anadolu’yu fetheden Türklerce Kayseriye ve nihayet Cumhuriyet dönemi
ile birlikte Kayseri şeklini aldı.
Bölgedeki Kimmer
egemenliği çok uzun sürmedi. Lidyalılar tarafından Anadolu’dan atılan Kimmerler
tarih sahnesinden de silindiler. Mazaka’nın devrin önemli ticaret merkezi
olduğu yeni bir dönem başladı. Kızılırmak, Lidyalılar ve Medle, arasında sınır
Kappadokia Kralı olarak bağımsızlığını ilan etti. M.S. 17’ye kadar 349 sene
hüküm süren bu krallığın başkenti Mazaka oldu.
Kapadokya Krallığı,
bugünkü Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Kayseri, Malatya, Ankara’nın doğusu ,Yozgat
ve Sivas’ın güneyi ve Adana’nın da kuzey bölümünü içine alıyordu.
Kayseri’de
Türk Hâkimiyeti
Büyük Selçuklu Sultanı
Alparslan’ın 1071 tarihinde Malazgirt’te Bizans ordularını ; yenmesi ile
Anadolu kapıları Türklere açıldı. Bu tarihten 15 sene sonra ise Kayseri, bir
Türk ve Müslüman şehri oldu.(1085). Melikşah tarafından görevlendirilen
Danişmentli Melik Ahmet, Sivas, Tokat,Amasya, Çorum ve Kayseri’yi de içine alan
bölgede Danişmentli Bey, liğini kurdu. Emir Mehmet zamanında ise Kayseri,
Danişmentlilerin merkezi oldu. Kayseri, özellikle Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin
zamanında Türkiye Selçuklu Devletinin Konya ve Sivas'-la beraber üç baş
şehrinden birisi oldu.
Kayseri, bu dönemde
yapılan cami, han, medrese, hamam ve çeşmelerle kısa sürede tam bir İslam şehri
kimliği kazandı.
Selçuklu ordusunun 1243
tarihinde yapılan Kösedağ Savaşı ile Moğol ordusuna yenilmesi ile Moğol hâkimiyeti
başlattı. Gönderdikleri valilerle Anadolu’yu denetleyen Moğollar, hüküm
sürdükleri 150 yıl boyunca Kayseri ve Anadolu’nun bütün maddi ve manevi
kaynaklarını yağmaladılar.
Moğol sömürüsü altında
ezilen Selçuklu Devleti, bütün gücünü kaybederken ll. Mesud'dan sonra dağılarak
yerini beyliklere bıraktı.
Bir Moğol birliğinin
komutanı olan Alattin Eratna, Kayseri’de yönetimi ele geçirdi. Erzurum,
Erzincan, Sivas, Samsun, Ankara, Niğde ve Kayseri’yi ıiçine alan geniş topraklar
üzerinde kurulan Eretna Devleti’nin başkenti Sivas’tan Kayseri’ye taşındı.
Eratnalılar zamanında
Kayseri’de kadılık yapan Kadı Burhanettin, Sivas’ta ilan ettiği devletine
Kayseri’yi de bağladı düzeni sağladıktan sonra Kayseri’yi ele geçirdi. 15.yüzyıl
başlarından itibaren Karamanoğulları'nın idaresi altına giren Kayseri,
Karamanoğulları, Osmanlı ve Dulkadiroğulları arasında pek çok kez el
değiştirdi. Nihayet 1463yı|ında Fatih Sultan Mehmet şehri Karamanoğuları’ndan
alarak kesin olarak Osmanlı Devleti’ne bağladı.
Kayseri, 1476 'dan
itibaren Karaman eyaletine, 1839’dan itibaren Bozok eyaletine bağlı bir sancak
merkezi,1867 tarihinde de bağımsız bir sancak merkezi olarak Osmanlı idari
taksimatında yerini aldı.
Kayseri, Osmanlı
idaresine geçtikten sonra hiç savaş vermedi.
Kayseri, Cumhuriyet
döneminde 1924 tarihinde yapılan yeni Anayasa ile vilayet yapıldı. px
Bilinen en eski
dönemlerden beri ticaret merkezi olan Kayseri’de devletin öncülüğünde
sanayileşme baslatıldı. Şehirde Sümerbank Dokuma Fabrikası, Tayyare
Fabrikası. Anatamir Bakır
Fabrikası, Askeri Dikim Evi kuruldu.
1950an sonra Kayseri' li
ticaretten sağladığı tasarruflarını sanayiye dönüştürmeye başladı. Bugün
Kayseri; sanayisi, şehirciliği, sportif sosyal ve kültürel gelişimi
yetiştirdiği siyaset ve devlet adamlarıyla Türkiye'nin en dikkat çeken
şehirlerinden birisidir.
Moğol ordusuna yenilmesi
ile Moğol hâkimiyeti başladı.